NECATİ İNCEOĞLU İkili Kitap Seti

80.00 39.00

Necati İnceoğlu tarafından yazılan iki kitaplık set

Stok kodu: 9789789680509 Kategoriler: Etiketler: ,

ESKİZLER

Mimarlıkta bir üretim, iletim ve birikim süreci ürünü olan eskiz üzerine çok uzun yıllardır düşünen, çizen, yazan Prof. Dr. Necati İnceoğlu’nun Eskizler – Düşünerek Çizme Çizerek Düşünme adlı kitabı YEM Yayın’dan çıktı.

Aydan Balamir’in “Mimarlıkta Çizerek Düşünme, Düşünerek Çizme, Düşünmeden Çizme” başlıklı bir Giriş yazısı ile başlayan kitaba Fulya Özsel Akipek de “Dijital Eskiz” başlıklı bir bölümle katkı sağlıyor ve içeriği zenginleştiriyor.

Zihindeki düşünceyi görselleştirmenin en sade ve yalın yolu olan eskizin bir iletişim ortamı oluşu ve öncelikle de tasarlayanın kendisiyle iletişim kurmasına olanak tanığıdının vurgulandığı kitapta, Necati İnceoğlu’nun mimari eskiz ve tasarım ilişkisine yönelik yorumu özetle şöyle:

“Rönesans dünyası, sanat ve tasarımda eskiz yapma karşılığı olarak, İtalyanca eski bir kelime olan pensieri sözcüğünü kullanırdı. Anlamı ‘düşünceler’dir. Gerçekten eskizi en iyi anlatan ‘düşünceler’ sözcüğüdür; ‘çizili düşünceler’. Benzer şekilde, eskiz yapma da ‘çizerek düşünme’dir. Çizerek gezi notu alır gibi yaptığımız izlenim eskizlerini, çekilmiş olan fotoğraf üzerinden yapan bilgisayar programları var. Ama bunlar izlenim eskizlerinin temel özellikleri olan zihin el koordinasyonunu ve zihin ile el arasında karşılıklı gidip gelmeleri, düşünerek çizme ve çizerek düşünme pratiklerini vermekten uzak. En azından şimdilik ben böyle düşünüyorum. Eskizler tasarım sürecinin ve düşüncesinin belirli kesitlerde görselleştirilmiş somut ürünleridir. Tasarlama sürecini eskiz yapma sürecinden ayırmak mümkün değildir. Bu nedenle öğrencilerimize diyorum ki, çizmeye devam.”

 

ANILARDA YALNIZLAR

YEM Yayın’ın, Anılarda Yalnızlar adlı kitabının yeni baskısı çıktı.

1930-40 yılları arası, Türkiye’deki mimarlık eğitiminde ve Türk Mimarlığı’nda önemli bir yer tutar. Cumhuriyet Devrimleri’nin büyük bir kısmı bu dönemde gerçekleşmiş, 1933 yılında, “Üniversite Reformu” ile Darülfünun İstanbul Üniversitesi’ne dönüşmüş, Güzel Sanatlar Akademisi’nde gelenekçi çizgi terk edilerek modern anlayışa geçilmiştir. O yıllar İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin de temelinin atılmaya başlandığı yıllardır. Bu dönemde eğitim gören öğrenciler yenilikçi ve devrimci bir ortamda yetişmişlerdir.

Necati İnceoğlu bu kitabında, Türkiye’nin mimari akademik hayatının 1930-60 arasındaki günlerini yaşamış olan önemli isimlerin tanıklıklarına başvuruyor. Necati İnceoğlu’nun bire bir konuştuğu, Türkiye’deki mimarlık eğitiminin öncü isimleri olarak bilinen Harika Söylemezoğlu, Prof. Kemal Ahmet Arû, Prof. Doğan Erginbaş, Bülent Çetinor, Doğan Tekeli, Prof. Maruf Önal, Radi Birol, Abdurrahman Hancı, Prof.Dr. Bülent Özer, Prof. Doğan Kuban, Süheyl Furgaç, Prof.Dr. Bedrettin Pars, Prof. Şazi Sirel, Prof. Nezih Eldem, Prof.Dr. Ferhan Çeçen ve Prof. Muzaffer Sudalı hem anlattıkları hem de yaşam öyküleriyle döneme ayna tutuyorlar.

Maruf Önal anlatıyor: “Bruno Taut öğrencileriyle iyi ilişki kurmak isterdi. Taut’la projeyi bitirdik. Taut hastalandı, proje için çamlık içindeki evine ziyarete gittik, projeyi de göstereceğiz. Duvarlarda projeler asılı, kimisi sağ sol, kimisi baş aşağı. Meğer projeyi yapınca öyle de bakarmış; ‘özellikle vaziyet planı değişik yönlerden nasıl görünüyor?’ diye. Japon tarzındaki evi Emin Vafi Korusu’ndaydı. ‘Gelsinler projelerine burada bakayım’ demiş. Çok sevecen, sıcakkanlı, yetiştirmek için çırpınırdı. Akademi’nin üstünde bürosu vardı. Dil-Tarihi ve Trabzon Lisesi’ni orada çizdi. Atatürk’ün katafalkını nerede çizdi bilmiyorum. Ölümü bizi çok sarstı…”

Ek bilgi

Yazar

Yayınevi

Kapak

Sayfa Sayısı

256

Boyut

19,5 x 25,0 cm

Basım Tarihi

2020

İncelemeler

Henüz inceleme yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.